25 Şubat 2010 Perşembe

HANIMIN ÇİFTLİĞİ-ORHAN KEMAL

EVEREST YAYINLARI-2009 Roman toplam üç kitaptan oluşuyor:
Birinci Kitap-Vukuat Var(410 sayfa):Cemşir , gençliğinde hızlı bir yaşam sürmüş eski bir toprak ağasının oğludur.yedi tane hanımı ve sürüyle çocuğu vardır.En yakın arkadaşı ve akıl hocası Berber Reşit'le beraber eski paralı günlere kavuşmanın hayalini kurmaktadırlar.Cemşir çalışmaz,çocukları çalışır , onların parasıyla geçinir.Kızlarından Güllü çok alımlı ve güzel bir kızdır,fabrikada çalışmaktadır.Kemal adında bir sevdiği vardır.Kemal de fabrikada çalışır.Evlenmeyi planlamaktadırlar.
Birgün yörenin en büyük ve güçlü toprak sahiplerinden Muzaffer Bey'in yeğeni Zaloğlu Güllü'yü görür ve ona aşık olur.Onunla evlenmek ister.Bu yolla para kazanmayı amaçlayan Reşit,Cemşir ve Güllü'nün abisi Hamza yüklü bir başlık parası karşılığında evet cevabını verirler ancak Güllü asi ve inatçı bir kızdır.Gönlümün sevdiğine varırım diye ayak diretir. Hamza'nın Kemal'i öldürmesi sonucunda razı olur ve çiftliğe gider.
Birinci kitapta o dönemde Çukurova'daki sosyal yaşam ve kadınların durumu anlatılıyor. Güllü'nün isyankarlığında kadınların yavaş yavaş uyanışını görüyorsunuz.
İkinci Kitap-Hanımın Çiftliği(358 sayfa):Güllü Zaloğlu 'yla evlenmek üzere çiftliğe gelir ancak burada yine inat eder.Türlü olaylar sonucunda güzel kadınlara düşkün olan Muzaffer Bey 'i baştan çıkarır ve evlenirler.Bu evlilikten sonra Güllü ismini de değiştirerek Serap Hanım olur. Yeni ve lüks bir hayata başlamıştır.Yeni kıyafetler alınır,görgü kuralları öğrenilir.
Köylü Muzaffer Bey'i hiç sevmemektedir.Çünkü köylüye ait topraklara Parti'den de aldığı güçle el koymuştur.Özellilkle Habip adındaki bir köylü bu duruma çok kızmaktadır.Köylünün bütün umudu yeni Parti 'dedir.Muzaffer Bey 'in de yeni Parti 'ye geçmesiyle bu umudu sönen Habip önce Muzaffer Bey' i öldürür.Ancak sorun çözümlenmez mirasçıları eşi ve çocuğu vardır arkada.Bunun üzerine çiftliğin yakılmasına önayak olur ve kaçar.O bir kaçaktır artık.
İkinci kitapta Cumhuriyet sonrası zenginleşen sınıfın sürdürdüğü sonradan görme yaşam anlatılıyor.Ayrıca çok partili döneme geçilirken yaşanan sıkıntılara da yer veriliyor.
ÜÇÜNCÜ KİTAP-KAÇAK(226sayfa):Habip kaçak olarak bir köye gelir ve kocası yedi yıl önce gitmiş dul ve çocuklu bir kadın olan Hacer'in evine sığınır. Aralarında bir yakınlaşma olur ve şehre kaçıp birlikte yeni bir yaşam kurmaya karar verirler.
Bu son kitap diğer ikisinden bağımsız olarak okunabilecek küçük bir hikaye niteliğinde.
Kitapta günlük konuşma dili kullanmış yazar ve bu çok hoş,okurken keyif aldım.Ayrıca gerçek hayatı ve insanı çok güzel anlatmış.

Kitabı okurken, son günlerde çok popüler olan TV uyarlamasından da bir bölüm izledim ancak hayal kırıklığına uğradım.İzlediğim bölümde Kemal hala hayattaydı.Oysa Kemal kitabın başında Güllü'nün abisi tarafından vuruluyor.Ayrıca Güllü 'yü çiftlikten atmak için dalavereler çeviren bir abla kitapta yer almıyor.
Kitapta anlatılan Güllü iri yarı etine dolgun,gösterişli,tuttuğunu koparan,isyankar bir karakter ancak dizideki ufak tefek miyon bir bayan.
Orhan Kemal'in kemikleri sızlıyordur herhalde.Yaşayıp da bu diziyi izleseydi neler düşünürdü acaba?

3 Ocak 2010 Pazar

BİR DELİLER EVİNİN YALAN YANLIŞ ANLATILAN KISA TARİHİ

CAN YAYINLARI,
2009, 482 SAYFA







Ayfer Tunç'un okuduğum ilk kitabı.Ayrıca 2009 senesinin keyifle okuduğum romanlarından biri.Hayatları Karadeniz'de denize sırtını dönmüş bir Akıl Hastanesinde ucundan kıyısından birbirine değen yaklaşık 250 karakterin hayat hikayesi.gazetelerin üçüncü sayfalarında ya da gündelik hayat dedikodularında görebileceğimiz insanlar ve olaylar.
Yazar ironiyle karışık Türkiye'nin deliliklerini de anlatmak istemiş.
Yıllardır kafamı kurcalayan kim akıllı kim deli sorusunun sadece benim düşünmediğim bir mesele olduğunu okumak beni rahatlattı:Akıllı delinin karşıtı değildi....Zaten şu geçmişi boklu dünyada kim akıllı kim deli, hiç belli değildi.(sf 155)
Okudukça büyüyüp çoğalan hikayelerle kitap hemencecik sizi içine alıveriyor.
Akıl Hastanesi'nin neden sırtını döndüğü konusunun dışarıdaki akıllılar değil de içeride tedavi gören bir deli tarafından sorulması kitabın en hoşuma giden detaylarından biri oldu.Yazara hayran oldum ve böyle zor kitap yazmayı başardığı için kıskandım.
Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.

22 Aralık 2009 Salı

NİTELİKSİZ ADAM-ROBERT MUSİL


YAPI KEDİ YAYINLARI,
2 CİLT,TOPLAM 953 SAYFA,2009

İkinci cildi Türkçe'ye yeni çevrilmiş olan Niteliksiz Adam'ı nihayet bitirdim.Biraz sabır isteyen bir kitap.
Robert Musil'in gerçekten okumaya değer bu romanı modernizmin başyapıtları arasında gösteriliyor.
Robert Musil paraya hiç önem vermeyen,hatta yanında para dahi taşımayan biriymiş.Para düşüncesi canını sıkar ve rahatsızlık verirmiş.
1921 yılından başlayarak ölünceye kadar bu romanı üzerinde çalışmış.Gelen bütün teklifleri paraya ihtiyacı olduğu halde bu romanı yazmak için geri çevirmiş.Romanın ilk iki cildi 1930, üçüncüsü 1933 yılında yayınlanmış.Tamamlanmadan kalan dördüncü ve son cilt ise öldükten sonra yayınlanmış.
Bu anlamda tamamlanmamış bir roman ile karşı karşıyayız.
Yazara yazdığı bir mektupta Thomas Mann,şöyle demiş:Ölümsüzlüğünden sizinki kadar emin olduğum bir başka yaşayan Alman yazarı yok.
Kitabın Türkiye'deki macerası da hayli ilginç. Birinci cildin çevirisi yaklaşık 10 sene önce Ahmet Cemal tarafından yapılmış.O tarihlerdeki satış rakamlarını bilmiyorum ama 2009 yılında ikinci cilt çevrildiğinde beklenmedik bir satış patlaması olmuş ve kitabın her iki cildi de yok satmış.Çevirmeni Ahmet Cemal bu durum karşısında hayatta olsaydı Musil Türkiye'de yaşamak isterdi herhalde diye yorum yapmış.
Romanda Birinci Dünya Savaşı öncesi Avusturya-Macaristan İmparatorluğu kitaptaki adıyla İmpkralya adlı ülkede yaşananlar anlatılıyor.Romanın kahramanı Ulrich bir burjuva ailesine mensup, kitaptaki anlatımla nitelikli bir adamın oğludur.Önce Napeleon'u örnek alarak asker olma,daha sonra mühendis olma girişimlerinde bulunur.Sonunda Matematik Bilimi'nde karar kılar ancak bir baltaya sap olamaz. Daha sonra Parallel Eylem adlı bir hareketin içinde kuzeni Diotima ile birlikte başrol oynamaya başlar.Kitap bu hareket çerçevesinde yapılan sohbet ve tartışmalardan oluşuyor.Klasik giriş,gelişme,sonuç bölümlerinin olmadığı romanın temel yapısını oluşturan bu felsefi tartışmalar zaman zaman Ulrich'in çocukluk arkadaşı nevrotik Clarisse,entellektüel burjuva Arnheim ve bir asker olan Stumm von Bordwehr'in dahil olmasıyla zenginlik kazanıyor.
Cümleler uzun,çevirmen özüne sadık kalmak için çeviride de uzun cümleler kullanmış.Bu yüzden okumak biraz dikkat ve sabır gerektiyor.
Bana biraz Kafka birazcık da Oğuz Atay kitaplarını anımsattı.Ulrich romanda bir anti-kahraman olarak göze çarpıyor.Yani büyük idealler ve görevler üstlenen kişi yerine pasifize edilmiş,güçsüzleştirilmiş,amaçsız bir kahraman.
Romanda tin,tinsel yaşam çok fazla yer alıyor.Merak edip biraz araştırdım ve felsefede tinin anlamını şu şekilde buldum:
Tin, felsefi terim olarak, “en genel anlamda evrenin usunu, canlılığını, doğasını anlatmak için, kendisine başvurulan özdeksel (maddesel) varlığı olmayan “töz””
Romanın ikinci cildinde paralel eylem en kısa anlatımıyla şu şekilde açıklanıyor:tinin önünde dünyaya uzanan bir yol açmak.
Tinsel yaşamı etkin kılmak.
Kitap hakkında yazılacak çok fazla şey var ancak uzatmak istemiyorum.Ben kitabı iki ay gibi kısa bir sürede okudum.Notlar aldım,yazılanların üzerinde düşündüm ancak bu süre bu kitap için çok az.İleriki dönemlerde altı ay veya bir sene gibi bir zaman diliminde kitabı tekrar okuma ve üzerinde çalışmayı planlıyorum.Kitaptan yapılacak çok fazla alıntı var ama ben çok azını buraya aktaracağım(yalnızca birinci ciltten)Tavsiyem herkesin bu kitabı uzun zaman diliminde okuması.
Romanın Türkçe'ye henüz çevrilmemiş diğer ciltlerinin de en kısa zamanda çevrilmesini dört gözle bekliyorum

BİR DİLİM LEZZET

İnsan açık kapılardan iyi geçmek isterse eğer, bu kapıların çerçevelerinin sağlam olmasına dikkat etmek zorundadır.
--------------------
Eğer gerçeklik duygusu diye bir şey varsa -ki böyle bir duygunun varolma gerekçesinden kimse kuşku duymayacaktır-, o zaman olasılık duygusu diye adlandırılabilecek bir şeyin de varolması gerekir.
--------------------
Güçlerin egemenliğindeki bir ortak yaşamda, insan fazla duraklamadığı ve düşünmediği takdirde, her yol iyi bir hedefe götürür.Hedefler kısa vadelidir; ama yaşamın kendisi de kısadır ve böyle bir tutum sayesinde insan yaşamda en yüksek erişme oranına ulaşır, ve insanın mutlu olmak için bundan fazlasına da gereksinimi yoktur......
--------------------
Tembellik denen o ilk günahtan ve onun izleyicileri olan korkaklık ve sahtelikten kurtulabilmek için, insanların kendilerine özgürlük denilen bilmeceyi din kurucularının sergilemiş oldukları türden örneklerle önceden gösterebilecekleri örneklere ihtiyaçları vardır....
--------------------
Yaşam hiçbir zaman bir yerden taşları sökmeden bir başka yerde bir şeyler inşa etmez.
--------------------
Filozoflar, önlerinde orduları bulunmayan, bu nedenle de dünyayı birsistemin içine hapsederek onun üzerinde egemenlik kuran zorbalardır.
--------------------
Kusurlara onları işleyenlerin gözüyle bakıldığında kimse kusurlu değildir; bu kusurlar onu işleyenler için en kötü olasılıkla yalnızca bir takım yanılgılardır...


15 Aralık 2009 Salı

IDEFIX KİTAP FUARI

Sonunda hastaneden çıktım ve sipariş verdiğim kitaplarıma kavuştum.
İşte yeni kitaplarım:

- Bertol Brecht-Günlükler 1
- Bertol Brecht-Günlükler 2
- Edgar Allen Poe-Tüm hikayeleri
- Yüz Yılın Yüz Türk Romanı-Fethi Naci
- İshak-Onat Kutlar
- Aylak Adam-Yusuf Atılgan
- Karameke-Onat Kutlar
- İbrahim Efendi Konağı-Samiha Ayverdi
- Dost-Samiha Ayverdi
- Hancı-Samiha Ayverdi
- Lulu Köprüde-Paul Auster
- Filin Yolculuğu-Jose Saramago
- Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu- Italo Calvino
- Yaz Geldi-Firüzan
- Sizin Kahramanınız Kim-Anonim
- Ali Nizami Beyin Alafrangalığı ve Şeyhliği-Abdulhak Şinasi
- Kuruntular Kitabı-Pablo Neruda
- Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş-Jose Saramago
- Sineklerin Tanrısı-William Golding
- Gizli Ajans-Alper Canıgüz
- 602.Gece-Murat Gülsoy

2009 senesinin son kitap siparişiydi bu benim için.Son zamanlarda çok aldım,az okudum.
Bu arada merak edenler için Niteliksiz Adam'ın bitmesine yaklaşık 100 sayfa kaldı.Hastanede okuması zor bir kitap olduğu için araya başka bir kitap aldım.

13 Aralık 2009 Pazar

SERAP BAK GELDİM

Beni izleyenler merak etmişlerdir.Uzun zamandır süren öksürüğüm zatürreymiş ve bu yüzden hastaneye aldılar beni.On gündür hastanede yoğun bakımdayım.Bugün çıktım.Bir on gün daha evde iğne ile tedavi olacağım.beni bekleyin.İdefix kitap fuarı siparişimin ayrıntıları ve hastanede okuduğum kitabın yorumlarını bugün en geç yarına kadar yetiştireceğim.Şimdilik bu kadar,uyumaya gidiyorum ben

16 Kasım 2009 Pazartesi

KİTAP MİMİ





Sevgili Serap beni sobelemiş.Konu kitaplar olunca cevap vermemek olmaz.
1.Şu anda okumkakta olduğunuz kitap nedir?Kısaca konusunu anlatırmısınız?
Robert Musil-Niteliksiz Adam ilk cildini okuyorum.Konusu için buraya bakabilirsiniz.
2.En son aldığınız kitap nedir?
Bir önceki kayıtta son aldığım kitapların listesini yayınlamıştım.
3.Şimdiye kadar aldığınız kitaplar içinde en sevdiğiniz hangileridir?
Zor soru,hemen hemen hepsini çok seviyorum.
4.Bir türlü bitiremediğiniz bitirseniz de sizi illallah ettiren kitap.
Salman Rushdie-Geceyarısı Çocukları.Birçok kere okumaya yeltendim ancak başaramadım.
5.Elinizdeki kitap bitince okumayı düşündüğünüz kitap nedir?
Niteliksiz Adam'ın ikinci cildi ile devam edeceğim.
Ben de aşağıdaki kitapsever blogdaşlarımı sobeliyorum

Evvel Zaman içinde
kara kitap
çikolata çikolata

13 Kasım 2009 Cuma

BENİ İZLEYENLERE NOT






Uzun zamandır yazamıyorum.Çok hastayım işe dahi gidemiyorum.Geçen hafta 2 gün işe gitme girişiminde bulundum.İkinci gün tekrar öksürük nöbetine tutulup,iş arkadaşlarım tarafından apar topar eve yollandım.Evde olduğum sürece günde yaklaşık on sayfa okuyabiliyorum.Bunun birinci sebebi hastalığım;ikinci sebebi ise okuduğum kitabın biraz sabır ve notlar almak gerektiren bir kitap olması.Kitabın adı:Niteliksiz Adam-Robert Musil.Kitap hakkında yazılacak çok şey var ancak bitirmeden yazmayacağım ama her edebiyatseverin okuması gereken bir kitap diye düşünüyorum.Bu arada moralim düzelsin diye(kitap almak için her bahane yaratılır)verdiğim kitap siparişim geldi.Liste ise şöyle:
-Hanım'ın Çiftliği-Orhan Kemal-3 kitap
-Gülün İçinde Bülbül Sesi Var-Nezihe Meriç
-Tilki daha O Zaman Avcıydı-Herta Müller
-Eleştiri Kuramları-Tahsin Yücel
-Biz-Yevgeni Zamyatin
-Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi-Ayfer Tunç

Bu arada kitap siparişlerinde en favori sitelerimden biri olan idefix'de kitap fuarı başlamış.Ah bu fuarlar.Almadan duramıyorum,hele de evde olunca listem iyice kabardı.
Siz kitap fuarında gezinip,yeni kitaplarımı inceleyedurun.Ben Niteliksiz Adam'ı okuyup,iyi olup en yakın zamanda sizlerle birlikte olacağım.
İyi okumalar