türk edebiyatı-tarihsel roman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türk edebiyatı-tarihsel roman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2011 Cumartesi

ŞAH&SULTAN-İSKENDER PALA


Yayınevi/yıl:Kapı yayınları/Ekim 2010

Sayfa sayısı:390 sayfa


Şah İsmail ve Yavuz Sultan Selim.İktidar sevdalısı iki hükümdar.Anadolu'da hakimiyet kazanmak için karşı karşıya geliyorlar:Çaldıran Savaşı.

Yazar kitapta bu savaş öncesi yaşanan olayları detaylı bir şekilde anlatmış.İki ediphükümdarın arasında gidip gelen mektuplar,yazdıkları şiirler,aşkları,çocukları.

Tarih ve kurgu içiçe geçmiş kitapta.Tarihin akışı içerisine olaylar çok başarılı bir şekilde yerleştirilmiş.Kamber ve Can Hüseyin'in ağzından anlatılmış olaylar.

Kitabın kapağında Şah ve Sultan aynı portrelerde gösterilmmiş.Meğer bizim kulağı küpeli Yavuz Sultanımız doğuda Şah olarak tanınırmış.Hangisi Şah hangisi Sultan bilinmez.

Tarih her zaman cazip olmuştur roman yazarları ve okurları için.İskender Pala da bu işi çok başarılı bir şekilde kotaranlardan bence.

Tarih öğrenmek için değil; güzel anlatımı ve üslubu için okuyabilirsiniz bu kitabı.Şiirlerle ve aşkla zenginleştirilmiş bir roman.

İşte o şiirlerden bir örnek:

Bu dünyanın ötesini
Gördüm diyen yalan söyler
Baştan uca sefasını
Sürdüm diyen yalan söyler
Yarın aşk ile meydane
Başlar düşer dane dane
Kardeş kardeşi merdane
Vurdum diyen yalan söyler


Şiir, tarih ve aşk okumak için:

Görelim bakalım Kamber ne soyladı?



12 Nisan 2009 Pazar

ÇAMLICA'NIN ÜÇ GÜLÜ-HIFZI TOPUZ



REMZİ KİTABEVİ,2006

285 SAYFA

"Biz Çamlıca'nın üç gülüyüz

Aşk bahçesinin bülbülüyüz

Dillerde gezer söyleniriz

Gamsız yaşarız eğleniriz..."

Milli Mücadele Yılları.Eski Hariciye Nazırı Hulusi Bey'in üç kızı Perihan,Ümran,Neriman. Çamlıca'da güzel bir köşkte yaşıyorlar.Hulusi Bey İngilizlere sempati duyuyor ve vatanın kurtuluşunu onlarda görüyor,Kuvayi Milliyeden umudu yok.Üç kızkardeş ise evlerine ziyarete gelen Nedim Ağabey'lerinin de etkisiyle milli mücadeleyi destekliyorlar.

Yazar bu üç kızkardeşin aşkları ve yaşamlarını anlatırken Kurtuluş Savaşı'na İstanbul'dan bilgi,silah,cephane göndererek destek olan yeraltı örgütlerinin gizli kahramanlarını da yer vermiş.Böylece kitap kuru bir tarih anlatımından öteye geçiyor.Üç kızkardeş de yabancı subaylarla kurdukları yakınlığı kullanarak bu harekete destek veriyorlar.Kitapta özellikle Fransız subayların ve aydınların bu harekete destek vermeleri ilgimi çekti.Yazar kitabı çok titiz bir araştırma dönemi sonrasında yazmış ve gerçeklere sadık kalmaya çalışmış.Yine de kitabın sonunda bu üç kızkardeşin gerçekten yaşayıp yaşamadığına dair bir tereddüt bölümü var.

Kurtuluş Savaşı'nın geri planda kalmış gizli kahramanları, Türklerin pratik zekası ve cesareti,kadın-erkek bir bütün olmalarını gururla okudum bu kitapta.

KİTAPTAN:

Pierre Loti o yıllarda Türkiye için "ikinci vatanım" diyordu.

Claude Farrére de şöyle yazıyordu:"Neden mi Türklerin dostuyum?Çok basit,barışı seviyorum da ondan.Barışa ulaşmanın en iyi yolu diğer halkları tanıyıp sevmektir.Bu tanıdıklarımın içinde Türk halkından daha çok sevgi ve saygıyı hak edenini görmedim.Tanıdığım en dürüst,en doğru,en sadık,en sağlıklı,en cömert ve en iyiliksever halk Türk halkıdır.Fransız olmasaydımAnkara'daki dostum Kemal Paşa'nın yanında Yunanistan'a,İngiltere'ye ve aşağı yukarı bütün Avrupa'ya karşı ne büyük bir istekle dövüşürdüm."